Ana Sayfa / Medya / Sessiz Kalamazdık…

Sessiz Kalamazdık…

Paşaya yapılan iftira “Terör Örgütü Kurmak”

Bu konuda tarihin yazması gereken yazılar okuyacaksınız. Çünkü tarih 05-06 Ocak 2012’de bir GenelKurmay Başkanı Türkiye’de ilkkez sivil mahkemelerce yargılanıp cezaevine konuldu. 700 bin askere komuta eden ve yıllarını terörle mücadeleye veren Emekli Orgeneral İlker Başbuğ’a yapılan suçlama ise “Terör Örgütü Kurmak ve Darbeye Teşebbüs” oldu.

Peki Kimdir İlker Başbuğ?

Bu konuyu anlamak için İlker Başbuğ’un hayatını kısa da olsa bilmek gerekir. Bende önce İlker Başbuğu’u tanımanız gerekir düşüncesi ile kısa da olsa özet geçmek istedim.

1943 Afyon doğumlu olan M.İlker Başbuğ, 1962 yılında kara harp okulundan mezun olduktan sonra 1971 yılına kadar TSK’nın çeşitli birimleri ve komuta merkezlerinde görev almıştır. 1973 yılında Kara Harp Akademisini bitirmesi ile, Kurmay Subay Olarak; Genelkurmay Plan Ve Harekat Daire Başkanlığında Proje Subaylığı ve Harp Akademileri Komutanlığında Öğretim Üyeliği yapmıştır. Hemen ardından Belçika/Brüksel’de NATO Uluslar Arası Askeri Karargahı(Ims)’nda İstihbarat Plan Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan Ve Prensipler Başkanlığı Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü Ve 51.Piyade Tümeni 247.Piyade Alay Komutanlığı Görevlerini yürütmüştür.

1989 Yılında Tuğgeneral olan İlker Başbuğ, Tuğgeneral Rütbesi İle Belçika/Mons’da Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahında (Shape) lojistik ve Enfrastrüktür Daire Başkanlığı, daha sonraları ise 1.Zırhlı Tugay Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. 1993 yılında Tümgeneralliğe terfi eden Başbuğ, Jandarma Asayiş Komutan Yardımcılığı ve Belçika/Mons’da Milli Askeri Temsil Heyeti (Nmr) Başkanlığı görevlerini yürütmüş, 1997 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral Rütbesi İle 2.Kolordu Komutanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genelsekreter Başyardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2002 yılında Orgeneralliğe Terfi Etmiştir.
Orgeneral Rütbesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Genelkurmay 1.Başkanlığı ve 1.Ordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuş 30 Ağustos 2006 tarihinden geçerli olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine atanmıştır. 2008 yılı 30 Ağustos’da ise İlker Başbuğ Genel Kurmay Başkanlığı görevine getirilmiştir. 2010 yılında yaş haddi nedeniyle 4 yıl olan görev süresini, göreve başlama tarihinden 2 yıl sonra bitirmiş ve emekli olmuştur.

Şimdi gelelim asıl konuya…

Umarım İlker Başbuğ’un kim olduğunu anlamışsınızdır. Ama onu anlamak için yukarıdaki kısacık geçmiş yetmez. 1962 yılından bu yana TSK’nın verdiği her görevi başarıyla yürütmüş. Komutanı olduğu birlikleri en iyi şekilde organize etmiş, özellikle doğuda başgösteren terör olayı karşısında var gücüyle mücade etmiş bir komutandır. Bugüne kadar sayısız olay yaşamış ama hiç bir zaman Türk Milletinin TSK’ya olan güveninin, sevgisinin azaldığını düşünmemiştir.

Kelimelerle anlatamadığımız bir asker olan ve TSK’nın 26. Genel Kurmay Başkanı M.İLKER BAŞBUĞ, “Terör örgütü kurmak ve Darbe Teşebbüsünde bulunmak” iddiaları nedeniyle tutuklanmıştır. Emrinde 700 BİN asker olan bir komutanı, devleti bölmek ile suçlamak hatta ve hatta yıllarca teröre karşı sayısız mücadele vermiş bir komutanı terör örgütü kurmak suçlarından cezaevine atmak adalet değil, ADİLİKTİR.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir ve yasalar üzerine kurulmuştur. Herkes bu inançtadır. Peki herkesin inandığı o hukuk ve yasalar NEREDE? Biz mi göremi yoruz? Herşey lafta mı kalacak bu ülkede yada yasa diye tanımladığımız şey, bazı insanların kendi çıkarları doğrultusunda uygulamış olduğu keyfî hareketler midir? Mahkemeler veya Hakimler ŞAKA’mı yapıyor? Bunca yılını askerine, vatanına milletine fedâ etmiş bir komutanı hatta bir GENELKURMAY BAŞKANI’nı bu kadar şerefsizce bir suç ile yargılamak şaka olsa gerek…Bir askeri, bir komutanı özellikle de askerlik yaşamı boyunca terör ile mücadele etmiş bir komutanı “Terör Örgütü Kurmak” suçu ile yargılamak en ağır ceza olsa gerek.

Tarih 05-06 Ocak 2012, bir Genel Kurmay Başkanı tarihte ilkkez sivil mahkemelerce yargılanıp cezaevine konuyor, aynı tarihte TBMM Milletvekilleri, emekli vekillerin maaşları “5.750,00 TL’mi olsun, 6.500,00 TL’mi olsun” diye tartışıyor. SAYGIDEĞER MİLLETVEKİLLERİM, maaşınız az geliyor biliyoruz. Hatta siz daha fazlasını hak ediyorsunuz, bunu da biliyoruz. Biz yalnızca vatandaşız, 650 TL asgari ücretle 12 saatten fazla çalışyor, eğer bunun adına geçinmek diyorsanız geçinmeye çalışıyoruz. Siz büyük adamlarsınız. Tartışmanız ve çözmeniz gereken çok önemli konular var. Başta emekli vekillerin maaşları, cumhurbaşkanının maaşı, başbakanın maaşı, milletvekilinin maaşı…. Tüm bunların yanında unuttuğunuz çok önemli birşey var. Daha dün sizde bu milletin arasındaydınız ve sizi bu millet seçti. Bu millet sizi o koltuklara umut ettiği şeyi yapacağınızı düşündüğünüz için getirdi. NERDEN GELDİĞİNİZİ UNUTMAYIN !

TSK ve Emniyet Güçleri Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve bu toprakların kalbidir. TSK’nın bir dönem başında olan emrinde binlerce kişi olan ve görevlerini başarıyla ifâ eden bir komutan tutuklanıyor. Birileri devletin ve vatanın kalbine bir bıçak saplıyor. Siz NE YAPIYOR SUNUZ?

Paşama Özel…

Sayın Komutanım, bir Türk vatandaşı olarak ülkemin geleceği, vatanımın bölünmezliği için gönlünü ve umudunu TSK’ya bağlamış bir genç olarak sizi tanıyorum. Yaptıklarınızı biliyorum. Size yapılan suçlamanın çok ağır olduğunu ve size ne ceza verirlerse versinler bundan daha kırıcı ve acı olamayacağını biliyorum. Birileri bir plan yapıyor. Bu planı faaliyete sokabilmek için ellerinden geleni yapıyor. Hatta haddini aşıp, devletin birçok birimini ve görevlisini kullanıyor. Biliyorum! Yüzyıllardır yapılmak istenen yapılmaya çalışılıyor, hainler vatanı bölmek için uğraşıyor. Bunun içinde Türkiye için çok önemli olan silahlı kuvvetleri ve ona olan inancı yıpratmaya çalışıyorlar. İnanıyorum ki, bu ülkenin gençleri ve bu ülkenin milleti yapılan her oyunu görür ve bilir. Kimi sevip kimi dışlaması gerektiğini anlar. Ülkesi için gerekirse canını verir. Ama vatanına tek hain girmesini istemez.

Bunları unutanlara Atatürk’ün gençliğe hitabesini hatırlatmak istiyorum. Tıpkı orda denildiği gibi;

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

NotBu yazı son günlerde ülkemizde istenmeyen olayların yaşanmasından rahatsız olduğumuz için yazılmıştır.Konunun farklı boyutlara çekilmemesini rica ediyoruz.Konu ile ilgili görüşlerinizi konunun alt kısmında bulunan yorum alanından yapabilirsiniz.
Yorum Yazın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir